Buradasınız: Ana sayfa » Dış Ticaret » Dış Ticarette Teslim Şekilleri: Incoterms 2010

Dış Ticarette Teslim Şekilleri: Incoterms 2010

/

Dış Ticaret Teslim Şekilleri olarak bildiğimiz Incoterms en son 2010 yılında güncellendi ve Incoterms 2010 adıyla 1 Ocak 2011’de yürürlüğe girdi. ICC ( Uluslar Arası Ticaret Odası) tarafından belirlenen teslim şekilleri belli aralıklarla güncellenir ve tüm Dünya’da uygulanır.

Şu an (2019 yılı) Incoterms 2010 kullanılmakta ve ICC yeni güncelleme üzerinde çalışmakta. Incoterms 2020 1 Ocak 2020 itibariyle geçerli olacak.

Incoterms 2010 Dış Ticarette teslim şekilleri

Incoterms ve özellikle Incoterms 2010, teslim şekillerinin gruplandırılması, ve kullanımda olan 11 adet teslim şeklini kapsayan uzun bir içerik sayfası olması dolayısıyla, yazının tamamını okumaya vaktiniz yoksa aşağıdaki bağlantılara tıklayarak, istediğiniz teslim şekli açıklamasına gidebilirsiniz.

Incoterms Nedir?

INCOTERMS® — International Commercial Terms

Incoterms, ICC (International Chamber of Commerce) tarafından belirlenen, her biri 3 harften oluşan, Uluslar arası ve kısmen yerel ticarette satış işlemlerinde kullanılan ticari terimlerdir.

Incoterm ( Dış Ticaret Teslim şekilleri) Mal satış işlemlerinde taraf olan ve bir satış sözleşmesine bağlı olan alıcı ile satıcının mal teslimi kapsamında hak ve sorumluluklarını ifade eder.

İlk kez 1936 yılında yayınlanan Incoterms (Teslim Şekilleri) aşağıda listelenen revizyonlara uğramıştır;

  • 1958 yılında » ilk revizyon,
  • 1967 yılında » ikinci,
  • 1976 yılında » üçüncü,
  • 1980 yılında » dördüncü,
  • 1990 yılında » beşinci,
  • 2000 yılında » altıncısı,
  • 2010 yılında » yedinci revizyon ( 2019 yılı itibari ile geçerli olan versiyon)

Incoterms 2010 ile neler değişmişti?

Incoterms 2010 ile toplam 13 adet olan teslim şekilleri 11’e düşürülmüştü. D ile başlayan teslim şekillerinden

  • DAF (Delivered at Frontier),
  • DES (Delivered Ex Ship),
  • DEQ (Delivered Ex Quay) ve
  • DDU (Delivered Duty Unpaid)

kaldırılmış ve,

  • DAT (Delivered at Terminal) ve,
  • DAP (Delivered at Place)

terimleri eklenmişti.

Incoterms® 2010 ‘da teslim şekilleri dört gruba ayrılmıştır.

E Grubu; Çıkış odaklı teslimleri açıklamaktadır.(EXW ) Satıcı malı kendi mahallinde teslim ettiği noktada bu şekil
devreye girecektir.


F Grubu; (FCA, FAS, FOB ) Satıcının sorumluluğu ana taşıma vasıtasına kadardır.

C grubu; (CFR, CPT, CIF, CIP) Satıcının sorumluluğu ana taşıma vasıtasına kadardır, CIF ve CIP satıcının sigorta
yükümlülüğü vardır.


D grubu; (DAT, DAP, DDP) varış yerine kadar olan tüm risk /vergiler
dahil tüm masraflar satıcıya aittir.

E GRUBU (Çıkış)

• EXW EX WORKS (İşyerinde Teslim)

F GRUBU (Ana Taşıma Ödenmemiş Olarak)

• FCA FREE CARRIER (Taşıyıcıya Masrafsız)
• FAS FREE ALONGSIDE SHIP (Gemi Doğrultusunda Masrafsız)
• FOB FREE ON BOARD (Gemide Masrafsız)


C GRUBU (Ana Taşıma Ödenmiş Olarak)


• CFR COST AND FREIGHT (Masraflar ve Navlun)
• CIF COST, INSURANCE AND FREIGHT (Masraflar, Sigorta ve Navlun)
• CPT CARRIAGE PAID TO (Taşıma Ödenmiş Olarak)
• CIP CARRIAGE AND INSURANCE PAID TO (Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak)


D GRUBU (Varış)


• DAP DELIVERED AT PLACE Yerinde Teslim
• DAT DELIVERED AT TERMINAL Terminalde Teslim
• DDP DELIVERED DUTY PAID (Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak)

Dış Ticaret Teslim Şekillerini ayrıca taşıma aracına ve şekline göre 2 grupta ele alıyoruz.

Tüm taşıma modları için ( Kara yolu, deniz yolu veya birden çok ) ve Sadece Deniz ve İç Su yolu taşımalarına özel kullanılanlar.

Tüm taşıma modları için teslim şekilleri

Toplam 7 teslim şekli bu gruba girer. Hedef yeri veya limanı terimden sonra belirtmemiz gerekiyor. Örnek; ExW Orhanlı Tuzla – Istanbul, DAP Ditzingen, FCA Gaziantep gibi..  

EXW, FCA, CPT, CIP, DAT, DAP, DDP teslim şekilleri tüm taşıma tiplerini kapsamaktadır. Teslim şekilleri, taşıma
şekline bakılmaksızın veya birden çok taşıma şekli (multimodal) kullanıldığı hallerde de kullanılabilir. Taşımanın
bir bölümünün deniz yoluyla yapıldığı hallerde de bu teslim şekilleri uygulanabilir.

ExW - Ex Works (Yer adı) - İş Yerinde Teslim

Satıcının sorumluluğunun en az olduğu teslim şeklidir. Satıcı malları anlaşılan tarihte iş yeri, fabrika veya deposunda yüklemeye hazır şekilde teslim etmekle yükümlüdür. İki tarafın anlaşmasına bağlı olarak satıcı gümrükleme veya alıcının aracına yükleme yapabilir ancak bu zorunlu değildir.( Çoğu zaman ExW anlaşılsa bile, ihracatçı olarak bu işlemleri alıcının işini kolaylaştırmak için yapıyoruz) ExW satıcıya minimum zorunluluk, alıcıya maksimum sorumluluk yükler.

(İşyeri: ex factory-fabrikada, ex mill-değirmende, ex plantation-tarım işletmesinde, ex warehouse- depoda teslim anlamlarını içermektedir.) Bu teslim şeklinde mallar satıcının iş yerinde yani yukarıda açıklanan yerlerde ambalajlanmıştır ancak herhangi bir araca yüklenmemiş şekilde alıcının emrine amade tutulmakla teslim yükümlülüğünün sona erdiği bir teslim şeklidir. 

Bu kural seçilen taşıma türü ne olursa olsun, birden çok taşıma türü söz konusu olsa da kullanılabilir. FCA uluslararası ticaret için daha uygunken, bu teslim şekli iç ticaret için daha uygundur. “İş yerinde Teslim” terimi, satıcının malları kendi mahallinde veya ismen belirlenmiş başkaca bir yerde (örneğin iş yerinde, fabrikada, depoda vb.) alıcının tasarrufuna bırakarak teslim etmesini ifade eder.

Satıcı, malları herhangi bir taşıma aracına yüklemek zorunda olmadığı gibi, malların ihracatı için gümrükleme işlemleri gereken hallerde de bu işlemleri yerine getirmek zorunda değildir

Tarafların belirlenen teslim yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemeleri önerilir. Zira bu noktaya kadar hasar riski ve masraflar satıcıya aittir. Alıcı ise malların belirlenen teslim yerinde, şayet belirlenmişse üzerinde anlaşılan noktadan teslim alınmasına ilişkin tüm masraf ve riskleri üstlenir.

EXW satıcı bakımından asgari yükümlülüğü temsil eder.

Bu terim aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilerek kullanılmalıdır.

  1. Uygulamada satıcı malları yüklemek için daha uygun bir konumda olsa bile satıcının alıcıya karşı malları yüklemeye ilişkin herhangi bir borcu yoktur. Şayet malları satıcı yüklerse bunu yük ve masrafları alıcıya ait olmak üzere yapar. Satıcının malları yüklemek için daha uygun konumda bulunduğu hallerde, satıcıya masrafları ve riskleri kendisine ait olmak üzere malları yükleme borcu öngören FCA kuralı daha uygun olacaktır.
  2. Satıcıdan ihracat amacıyla EXW temelinde mal satın alan alıcı, satıcının sadece ihracatı gerçekleştirmek için alıcının talep edeceği oranda yardımda bulunma borcu altında olduğunu, buna karşılık ihracat için gümrük işlemlerini yerine getirmekle yükümlü olmadığını bilmelidir. Bu nedenle alıcı eğer doğrudan veya dolaylı olarak ihracat için gerekli gümrükleme işlemlerini yerine getiremiyorsa bu kuralın kullanılmaması önerilir.
  3. Alıcının malların ihracı ile ilgili olarak satıcıya bilgi verme borcu sınırlıdır. Ancak satıcı, örneğin vergilendirme, raporlama gibi nedenlerle bu bilgilere ihtiyaç duyar.

FCA - Free Carrier (Yer adı):

FCA teslim şeklinde satıcı malların ihracat gümrüklemesini yapar ve malları alıcının taşıyıcısının bulunduğu yere teslim eder. Teslim yeri fabrika adresi de olabilir, fabrika adresi olması durumunda alıcının aracına yükleme satıcı tarafından yapılır. Bundan sonrası alıcının sorumluluğundadır.

Bu terim her türlü taşıma biçimi için kullanılan, satıcının alıcının tayin ettiği taşıyıcıya malları kendi iş yerinde veya kararlaştırılan yerde teslim etmesi ile teslim yükümlülüğünün sona erdiği bir teslim şeklidir. Burada teslim yerinin ismen, adres olarak belirlenmesi çok önemlidir. Zira sorumluluk bu noktada satıcıdan alıcıya geçer.

FCA, seçilen taşıma türü ne olursa olsun, birden çok taşıma türü söz konusu olduğunda dahi kullanılabilir.“Taşıyıcıya Masrafsız” kuralı, satıcının malları iş yerinde veya belirlenen başka bir yerde alıcı tarafından tayin edilen taşıyıcıya veya başka bir kişiye teslim etmesini ifade eder. Tarafların belirlenen teslim yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. 

Zira bu noktada hasar alıcıya geçer.Eğer taraflar teslimin satıcının iş yerinde gerçekleştirilmesini amaçlıyorsa bu iş yerinin adresini belirlenen teslim yeri olarak tanımlamalıdır. 

FCA kuralı, satıcının malların ihracat gümrüklemesini tamamlamasını gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takip edilmesi gibi yükümlülükleri yoktur.

CPT - Carriage Paid To (Yer adı):

CPT teslim şeklinde satıcı malların anlaşılan hedef yere ulaştırılması için yüklemeyi ve navlun ödemesini yapar. Ancak taşıyıcıya teslimden sonra mallarla ilgili bir sorumluluğu olmaz. O aşamadan sonra tüm sorumluluk alıcıdadır.

CPT teslim biçiminde multi-modal taşımalar dahil her türlü taşıma biçiminin kullanılabileceği öngörülmektedir. 

Burada taşımacı satıcı tarafından belirlenmektedir. Bu taşımacının aynı zamanda taşıma işini organize eden bir kişi olabileceği de ifade edilmektedir. Bu kişi ya da taşımacıya malları teslim etmek ile teslim yükümlülüğünün sona erdiği, buna ilave olarak da navlunun ödenmek zorunda olduğu belirtilmektedir. Bunun için taşıma sözleşmesi yapılması kaçınılmazdır. 

Bu masraflara ilave olarak, ihracat gümrükleme masrafları da satıcıya ait olacaktır.

Bu kural seçilen taşıma türü ne olursa olsun, birden çok taşıma türünün söz konusu olması hali de dahil olmak üzere kullanılabilir. 

CPT “Taşıma Ödenmiş Olarak” kuralı, satıcının malları kendisinin seçtiği bir taşıyıcıya veya diğer bir kişiye belirlenen yerde (eğer taraflarca böyle bir yer kararlaştırılmış ise) teslim edeceğini ve satıcının malları belirtilen satış noktasına getirmesi için gerekli taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade eder.

CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.

Bu kuralın iki kritik noktası bulunur çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. Tarafların hasarın alıcıya geçeceği teslim yerini ve satıcının malların o noktaya kadar taşınması için taşıma sözleşmesi akdedeceği varma yerini sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde belirtmeleri önerilir. 

Eğer malların belirlenen varma yerine ulaştırılması için birden çok taşıyıcı kullanılıyorsa, malların ilk taşıyıcıya teslimiyle yani tamamen satıcının takdirine bağlı ve alıcının üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığı bir noktada, hasar alıcıya geçmiş olur. 

Eğer taraflar hasarın daha ileriki bir aşamada (örneğin, bir limanda veya havaalanında) geçişini düzenlemek istiyorlarsa satım sözleşmesinde bu hususa değinmelidir. 

Tarafların belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. 

Satıcıya özellikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varış limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflara kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez. 

CPT kuralı satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesine, ithalat harçlarının ödenmesine ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.

CIP - Carriage and Insurance Paid (TO) (Yer adı):

CPT teslim şeklinden fazla olarak sigorta ücreti de satıcı tarafından ödenir. Satıcı malların varış yerine kadar navlun ve sigorta ücretini öder. Ancak taşıyıcıya teslimden sonra malların tüm sorumluluğu alıcıda bulunur.

CIP teslim şeklinde satıcının malları, kendisinin seçtiği bir taşıyıcıya veya taşıma işini organize edecek diğer bir kişiye, eğer belirlenen bir yer varsa belirlenen o yerde teslim edeceğini ifade etmektedir. Buna ilave olarak da Navlun ve sigortayı ödeyecektir.

Bu kural seçilen taşıma türü ne olursa olsun, birden çok taşıma türünün söz konusu olduğu durumlarda da, kullanılabilir.

CIP “Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak” kuralı, satıcının malları kendisinin seçtiği bir taşıyıcı veya diğer bir kişiye belirlenen yerde (eğer taraflarca böyle bir yer kararlaştırılmış ise) teslim edeceğini ve satıcının malların belirlenen varış noktasına getirilmesi gereken taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade eder.

Satıcı ayrıca alıcının yolculuk sırasında mallara ilişkin ziyan ve hasar riskine karşılık bir sigorta sözleşmesi yapar.

Alıcı CIP kuralında satıcının sadece asgari teminat sağlayan bir sigorta temin etmek zorunda olduğuna dikkat etmelidir. Alıcı daha geniş bir teminat ile korunmak isterse ya bu konuda satıcı ile mümkün olduğunca açık olarak anlaşmalı ya da kendisi ek sigorta yaptırmalıdır.

CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar taşıyıcıya verildiğinde yerine getirir.

Bu kuralın iki kritik noktası bulunur çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. 

Tarafların hasarın alıcıya geçeceği teslim yerini ve satıcının malların o noktaya kadar taşınması için taşıma sözleşmesi akdedeceği varma yerini, sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlemeleri önerilir. 

Eğer malların belirlenen varma yerine ulaştırılması için birden çok taşıyıcı kullanılıyorsa malların ilk taşıyıcıya teslimiyle, yani tamamen satıcının takdirine bağlı ve alıcının üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığı bir noktada, hasar alıcıya geçmiş olur. 

Eğer taraflar hasarın daha ileriki bir aşamada (örneğin okyanustaki bir limanda veya havaalanında) geçişini düzenlemek istiyorlarsa satım sözleşmesinde bu hususa değinmelidir.

Tarafların belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan taşıma sözleşmeleri yapması önerilir. Eğer satıcı taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.

CIP kuralı satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.

DAP - Delivered At Place (Yer adı):

DAP teslim şeklinde satıcı malların belirlenen hedef yere kadar taşınmasından ve tesliminden sorumludur. Alıcı malları anlaşılan yerde araçtan boşaltır ve sorumluluk artık alıcıya geçer. Yerin net şekilde belirlenmesi önemlidir.

Burada iki nokta dikkat çekmektedir; Birincinin her türlü taşıma biçimi için kullanılabileceği öngörülmektedir. Diğerinde ise D grubu olması nedeni ile varma noktasına kadar getirilmekte olan taşıma aracından mallar boşaltılmadan satıcının teslim yükümlülüğü sona ermektedir.

Bu kural seçilen taşıma türü ne olursa olsun kullanılabilir, birden çok taşıma türü söz konusu olduğunda da kullanılabilir.

DAP “Belirlenen Yerde Teslim” kuralı, satıcının malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim ettiğini ifade eder. Satıcı malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir.

Tarafların belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira, bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafında karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine uygun olarak varma yerinde malların boşaltılmasına ilişkin masraf yaparsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.

DAP kuralı satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesine, ithalat harçlarının ödenmesine ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takip edilmesine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur. 

Eğer taraflar, satıcının malları ithalat için gümrüklenmesini, herhangi bir ithalat
harcının ödemesini veya gümrük formalitelerini yerine getirmesini istiyorlarsa, DDP terimi kullanılmalıdır.

DDP - Delivered Duty Paid (Yer adı):

DDP satıcı açısından sorumluluğun en fazla olduğu teslim şeklidir. Satıcı, malların anlaşılan hedef yere taşınması, ithalat işlemlerinin tamamlanıp, gümrük vergisi ve KDV gibi vergiler dahil tüm ilgili masrafların ödenmesinden de sorumludur. Alıcı açısından en avantajlı teslim şeklidir de diyebiliriz.

Satıcı açısından en masraflı teslim şekli olduğu söylenebilir. Çünkü bir fabrikadan diğer fabrikanın kapısına kadar, fabrikada boşaltma hariç, tüm masrafların satıcı tarafından karşılandığı bir teslim şeklidir; tüm gümrük masrafları, nakliye masrafları, sigortalar hatta ithalatta KDV’nin de satıcı tarafından ödenmesinin kabul gördüğü durumlara da rastlanmıştır.

Bu kural seçilen taşıma türü ne olursa olsun kullanılabilir, birden çok taşıma türünün söz konusu olduğu durumlarda dahi kullanılabilir.

DDP “Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak Teslim” kuralı, satıcının malları ithalat için gümrüklenmiş olarak ve belirlenen varma yerinde taşıma aracında boşaltılmaya hazır şekilde alıcının tasarrufuna bırakarak teslim ettiğini ifade eder.

Satıcı, malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir, malların sadece ihracı değil ithali için de gümrükleme işlemlerini yapmakla, ihracat, ithalat için gerekli her türlü harcı ödemekle ve tüm gümrük formalitelerini yerine getirmekle yükümlüdür.
DDP kuralı satıcı açısından azami yükümlülüğü gösterir.
Tarafların belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar ve hasar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine uygun olarak varma yerinde malların boşaltılmasına ilişkin masraf yaparsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.

Satıcının ithalat için gerekli gümrükleme işlemlerini doğrudan veya dolaylı olarak yerine getirme imkânı yoksa taraflara DDP kuralını kullanmamaları önerilir.

Eğer taraflar, malların ithalat için gümrüklenmemesine ilişkin tüm hasar ve masrafların alıcı tarafından üstlenilmesini istiyorlarsa, DAP kuralı kullanılmalıdır.

Satım sözleşmesinde aksi açıkça kararlaştırılmamışsa ithalata ilişkin ödenmesi gereken KDV ve diğer tüm vergiler satıcıya aittir.

 

DAT - Delivered At Terminal (Yer adı):

Satıcı malların belirlenen bir terminale taşınması ve orada boşaltılmasından sorumludur. Bu terminal bir limanda, depoda, iskele, demir yolu istasyonunda vb. olabilir. Alıcı ve satıcı terminal adında ve hatta terminal içindeki belirli bir nokta konusunda çok net olmalılar. Terminalde malların boşaltılmasından sonra sorumluluk ve riskler alıcıya geçer.

DAT teslim şekli de varma odaklı olduğu için ve her türlü taşıma biçiminin kullanılmasına izin verildiği için, taşıma şekline göre gelen varma noktasındaki terminal, limanda gelen taşıma aracından boşaltılmış şekilde alıcının emrine sunulması ile satıcının teslim yükümlülüğünün sona erdiği ihracat gümrükleme masraflarının satıcı tarafından karşılanıp, ithalat gümrüğü ile herhangi bir ilgisinin olmadığını da söyleyebiliriz.

Bu kural seçilen taşıma türü ne olursa olsun kullanılabilir, birden çok taşıma türünün söz konusu olduğu durumlarda da kullanılabilir.

DAT “Terminalde Teslim” kuralı, satıcının malları belirlenen varma yerinde veya limanında gelen taşıma aracından boşaltılmış bir şekilde alıcının tasarrufuna bırakarak malları teslim ettiğini ifade eder. “Terminal” terimi, rıhtım, depo, konteyner sahası, yol, demiryolu veya hava kargo istasyonu gibi üstü açık veya kapalı olabilecek herhangi bir yeri kapsar. 

Satıcı, malların belirlenen varma yerine veya limanına getirilmesi ve taşıma aracından boşaltılmasına
ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir.

Tarafların, belirlenen varma yerindeki veya limanındaki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir.

Buna ek olarak taraflar malların terminalden başka bir yere taşınması ve elleçlenmesi ile ilgili hasarın, masrafların satıcı tarafından üstlenilmesini amaçlıyorsa DAP veya DDP kuralları kullanılmalıdır.

DAT kuralı, satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takip edilmesine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.

Deniz ve iç su yolu için teslim şekilleri

Deniz taşımacılığında FOB, CIF, CFR, FAS teslim
şekillerinde, teslim sorumluluğu bundan önceki versiyonlardan farklı olarak küpeşteyi aştığında değil “gemide”
teslim edilmesini öngörmektedir.

FOB - Free On Board (Yükleme limanı adı):

Satıcı malları ihracat gümrük işlemleri tamamlanmış olarak gemi bordasına kadar teslim etmekle yükümlüdür. Bundan sonra oluşan tüm masraf ve riskler alıcıya aittir.

İlk terimlerden biri olan FOB teslim şekilleri yayın yaşamına girişinden itibaren hatta daha eski dönemlerden bu yana kullanılmaktadır. Ancak taşıma araçlarındaki değişikler sonucu sorumlulukların bugün geldiği nokta, malların geminin içinde bulunduğu andan itibaren satıcının sorumluluğunun alıcıya geçmesidir. Bu ise uzun bir süredir küpeşte kavramı ile uğraşan tarafları oldukça rahatlatmıştır. İhracat gümrükleme masrafları da satıcıya aittir.

Bu terim sadece deniz ve iç su taşımacılığında kullanılmalıdır.

“Gemide Masrafsız” kuralı, satıcının malları belirlenen yükleme limanında, alıcı tarafından seçilen gemide veya belirlenen şekilde ulaştırılan malları temin ederek teslim etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar mallar gemide bulunduğunda alıcıya geçer, alıcı bu andan itibaren bütün masraflara katlanır.

Satıcının malları ya gemide teslim etmesi ya da zaten gönderilmek üzere bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf, özellikle emtia satışından kabul edildiği şekilde, zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.

FOB teslim şekli satıcının malları gemiye yüklenmeden önce bir terminalde taşıyıcıya teslim ettiği haller için uygun olmayabilir. Örneğin mallar konteynerde olduğu zaman bu şekilde teslim edilmeleri olağandır.

Bu gibi durumlarda FCA kuralı kullanılmalıdır.

FOB kuralı satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur

 

FAS - Free Alongside Ship (Yükleme limanı adı):

Satıcı malları ihracat gümrük işlemleri tamamlanmış olarak yükleme limanında teslim eder. Bu aşamadan sonraki tüm masraf ve riskler alıcıya ait olur. FAS teslim şekli sadece deniz taşımacılığında kullanılır ancak, multimodal Konteyner taşımalarında kullanılmaz. Daha çok ağır yükler ve dökme yükler için tercih edilmektedir.

FAS teslim şeklinde yükleme limanında malların gemi doğrultusuna getirilinceye kadarki masraf ve risklerinin satıcıya ait olduğu ifade edilmektedir. Yüklemeden önceki son nokta diyebileceğimiz bu alana getirilinceye kadarki masraflar, hatta ihracat gümrükleme masrafları da satıcı tarafından karşılanacaktır.

Bu terim sadece deniz veya iç su taşımacılığında kullanılmalıdır.

“Gemi Doğrultusunda Masrafsız” kuralı, satıcının malları belirlenen yükleme limanında, alıcı tarafından seçilen geminin doğrultusunda (örneğin bir rıhtımda veya bir mavnada) bırakarak teslim etmesini ifade eder. 

Mallara ilişkin hasar ve masraflar, mallar gemi doğrultusunda bırakıldığı zaman alıcıya geçer ve alıcı bu andan itibaren bütün masraflara katlanır.

Tarafların belirlenen yükleme limanındaki yükleme noktasını mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır ve bu masraflar ile ilgili elleçleme ücretleri limandaki uygulamaya göre değişebilir.

 

CFR - Cost and Freight (Boşaltma limanı adı):

Satıcı malların ihracat gümrük işlemleri tamamlanmış olarak hedef limana kadar teslim edilmesinden sorumludur. Navlun ücretini de öder. Kayıp ve riskler alıcıya aittir.

Denizyolu, nehir yolu, göl yolu gibi iç su yollarında kullanılabilecek bu teslim şekli diğerlerinde olduğu gibi malların gemide teslim edilmesi ile satıcının teslim yükümlülüğünün sona erdiği bir teslim şeklidir. Buna ilave olarak satıcı varma noktasına kadar navlunu da ödemektedir. İhracat için gümrükleme masraflarının karşılanması da yine satıcıya aittir.

Bu terim sadece deniz veya iç su taşımacılığında kullanılmalıdır.

“Masraflar ve Navlun” kuralı satıcının malları gemide teslim etmesini veya zaten bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar mallar gemide bulunduğunda alıcıya geçer. 

Satıcı, malların belirlenen varma limanına getirilmesi için taşıma sözleşmesi yapmalı ve masraflar ile navlunu ödemelidir.

CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları ilgili kural uyarınca taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.

Bu kuralın iki kritik noktası bulunur çünkü hasarın geçişi masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. 

Satım sözleşmesi her zaman bir varma limanını belirtmekle beraber mallara ilişkin ziyan ve hasarın alıcıya geçtiği yer olan yükleme limanını belirtmeyebilir. Eğer yükleme limanı alıcı açısından özellikle önemliyse taraflara bunun sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlemesi önerilir.

Tarafların kararlaştırılan varma limanındaki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan taşıma sözleşmesi yapması önerilir. 

Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.

Satıcının malları ya gemide teslim etmesi ya da zaten varma yerine gönderilmek üzere bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. Buna ek olarak satıcının ya bir taşıma sözleşmesi yapması veya böyle bir sözleşmeyi tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf özellikle emtia satışında kabul edildiği şekilde zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.

CFR kuralı satıcının malları gemiye yüklemeden önce bir terminalde taşıyıcıya teslim ettiği haller için uygun olmayabilir. Örneğin mallar konteynerde olduğu zaman bu şekilde teslim edilmeleri olağandır. Bu gibi durumlarda CPT kuralı kullanılmalıdır.

CFR kuralı satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesine, ithalat harçlarının ödenmesine ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.

 

CIF - Cost Insurance and Freight (Boşaltma limanı adı):

Satıcı CFR ile olduğu gibi malların ihracat gümrük işlemleri tamamlanmış olarak hedef limana kadar teslim edilmesinden sorumludur. Navlun ücretini de öder. CFR’dan farklı olarak sigorta da yaptırır. 

En eski terimlerden biri olan CIF terimi süreç içinde gelişerek son halini almıştır. Burada satıcının sorumluluğu malların gemiye aktarılması ile sona ermektedir. Yani mallar gemide iken alıcıya geçen sorumluluk varma noktasına kadar navlun ve sigortanın satıcı tarafından karşılanmasını öngörmektedir. Buradaki sigortanın minimum düzeyde bir sigorta olduğu savaş, terör, grev, iç savaş ve ayaklanma vb. özel koşulları kapsamadığını vurgulayabiliriz.

Alıcı eğer böyle riskler varsa bunlara karşı sigortasını kendisi yaptıracaktır ya da bu risklerin, ilavesini isteyerek, bedelini kendisi ödeyecektir.

CIF Teslim şekli sadece deniz ve iç su taşımacılığında kullanılmalıdır.

CIF “Masraflar, Sigorta ve Navlun” kuralı, satıcının malları gemide teslim etmesini veya zaten bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar mallar gemide bulunduğunda alıcıya geçer. Satıcı malların belirlenen varma limanına getirilmesi için taşıma sözleşmesi yapmalı ve masraflar ile navlunu ödemelidir.

Satıcı ayrıca alıcının yolculuk sırasında mallara ilişkin ziya ve hasar riskine karşılık bir sigorta sözleşmesi yapar.

Alıcı, CIF kuralında satıcının sadece asgari teminat sağlayan bir sigorta temin etmek zorunda olduğuna dikkat etmelidir. Alıcı daha geniş bir teminat ile korunmak isterse ya bu konuda satıcı ile mümkün olduğunca açık olarak anlaşmalı ya da kendisi ek sigorta yaptırmalıdır.

CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları ilgili kural uyarınca taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.
Bu kuralın iki kritik noktası bulunur çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. Satım sözleşmesi her zaman bir varma limanını belirtmekle beraber, mallara ilişkin ziya ve hasarın alıcıya geçtiği yer olan yükleme limanını belirtmeyebilir. 

Eğer yükleme limanı alıcı açısından özellikle önemliyse taraflara bunun sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlenmesi önerilir.

Tarafların kararlaştırılan varma limanındaki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan taşıma sözleşmesi yapması önerilir. 

Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.

Satıcının malları ya gemide teslim etmesi ya da zaten varma yerine gönderilmek üzere bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. Buna ek olarak, satıcının ya bir taşıma sözleşmesi yapması ya da böyle bir sözleşmeyi tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf özellikle emtia satışında kabul edildiği şekilde zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.

CIF kuralı satıcının malları gemiye yüklenmeden önce bir terminalde taşıyıcıya teslim ettiği haller için uygun olmayabilir. Örneğin mallar konteynerde olduğu zaman bu şekilde teslim edilmeleri olağandır. 

Bu gibi durumlarda, CIP kuralı kullanılmalıdır.

CIF kuralı satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak satıcının malların ithalat için gümrüklenmesine, ithalat harçlarının ödenmesine ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.

Faydalı bağlantılar ve kaynaklar: